Page 93 - Enerji ve Tabii Kaynaklar
P. 93
ve söz konusu projelere destek vermektedir.
2030 yılına kadar %40 oranında artması
beklenen dünya birincil enerji talebinin önemli
bir bölümünün içinde bulunduğumuz bölgenin
kaynaklarından karşılanması öngörülmektedir.
Türkiye’nin sahip olduğu en eski boru hattı
Kuzey Irak’ta yer alan Kerkük petrollerini batıya
ulaştıran, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’dır.
Hattın taşıdığı ham petrol miktarı 1999 yılında
305 milyon varile ulaşmış, yapılan sabotajlar
ve Kerkük’te yaşanan sorunlar nedeniyle hattın
taşıdığı ham petrol miktarı 2006 yılında 10,9
milyon varile düşmüştür. 2015 yılında bu hattan
192,4 milyon varil ham petrol taşınmıştır. Petrol
taşıyan bir diğer boru hattı 28 Mayıs 2006
tarihinde faaliyete geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan
(BTC) Ham Petrol Boru hattıdır. 22 Haziran
2008 tarihinde hattın taşıma kapasitesi günlük
1 milyon varile ulaştırılmış olup hattan daha
fazla petrol taşınmasının sağlanması amacıyla
yürütülen çalışmalar neticesinde kapasite 2009
yılında günlük 1,2 milyon varile çıkartılmıştır.
Ülkemizde 2017 yılı içerisinde Temmuz ayı sonu
itibariyle; kara alanlarında 25 km 2B ve 252 km²
3B, deniz alanlarında ise 6.447 km² 3B sismik veri
toplama faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Yine aynı
dönem içerisinde 18 adet arama, 7 adet tespit
ve 17 adet üretim kuyusu olmak üzere toplam
42 adet kuyu açılmış ve açılan bu kuyularda
73.867 metre sondaj yapılmıştır. Başlangıçtan
günümüze kadar 4.776 adet kuyu açılmış olup
79 doğal gaz sahası ve 144 ham petrol sahası
olmak üzere toplam 223 saha keşfedilmiştir.
Her geçen gün artan petrol ve doğal gaz
ihtiyacının mümkün olduğunca yurtiçi
kaynaklardan karşılanması yönündeki
faaliyetler kapsamında, ülkemizin yeterince
aranmamış basenlerinde ve özellikle Karadeniz
ve Akdeniz’deki deniz alanlarında yapılan
çalışmalar büyük bir ivme kazanmıştır.
Son yıllarda deniz sondaj teknolojisindeki
gelişmelerin, su derinliklerinin fazla (1.000-
2.000 m) olduğu alanlarda arama ve üretim
imkânlarını ortaya çıkarması ile denizlerimizde
hidrokarbon aramacılığının yapısı hızla
oluşturulmuştur. Özellikle, son yıllarda
yapılan çalışmalarla Karadeniz ve Akdeniz’in
hidrokarbon potansiyelini ortaya çıkartmak
adına arama çalışmaları başlatılmıştır. Son
yıllarda kaya gazının dünyada önem kazanması
ile birlikte Türkiye’de de kaya gazının
aranmasına önem verilmiştir. Bu amaçla
Güneydoğu Anadolu ve Trakya Bölgelerinde
kuyular açılmış olup rezerv tespit çalışmalarına
devam edilmektedir.
93
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR
ENERJİ VE T ABİİ KA YNAKLAR 93

