Page 19 - GÜCLÜ TÜRK SAVUNMA SANAYİ & GÜVENLi GELECEK
P. 19
Özetle; sürdürülebilir bir savunma sanayi için Bununla birlikte, bu ivmenin sürdürülebilir şekilde
sadece üretim kabiliyetine değil, onu besleyen daha ileriye taşınması için bazı kritik alanlara
tüm ekosistemin - KOBİ’lerden enerjiye, odaklanmak gerekir:
hammaddeden insan kaynağına kadar-bütüncül • Teknolojik derinleşme: Sadece sistem üretmek
şekilde güçlendirilmesi gerekir. Bu yaklaşım, değil, kritik alt bileşenlerde (mikroelektronik,
Türkiye’yi sadece güçlü bir üretici değil, aynı yazılım, malzeme teknolojileri) tam
zamanda krizlere dayanıklı bir savunma sanayi bağımsızlık sağlanmalı.
• Ar-Ge sürekliliği: Kısa vadeli projeler yerine
merkezi haline getirecektir.
uzun soluklu, yüksek risk–yüksek getiri odaklı
Savunma Sanayimiz gurur verici... Ar-Ge yatırımları artırılmalı.
• İhracat pazarlarının çeşitlendirilmesi: Mevcut
Bugün savunma sanayimizin ulaştığı seviye,
pazarlara ek olarak farklı coğrafyalarda kalıcı
yalnızca teknik kabiliyetler açısından değil;
iş birlikleri kurulmalı.
stratejik bağımsızlık, ihracat kapasitesi ve
• Tedarik zinciri dayanıklılığı: Yerli alt yüklenici
sürdürülebilir büyüme açısından da oldukça dikkat
ağı güçlendirilerek dış şoklara karşı daha
çekici ve gurur verici bir noktadadır. Son yıllarda
dirençli bir yapı oluşturulmalı.
geliştirilen yerli ve milli platformlar sayesinde,
• İnsan kaynağı yatırımı: Nitelikli mühendis ve
kritik sistemlerde dışa bağımlılık önemli ölçüde
teknik personel yetiştirme, sektörde kalıcılığı
azaltılmış; bu da ülkemizin güvenliği ve karar
sağlama açısından kritik önemde.
alma mekanizmaları açısından ciddi bir avantaj • Kurumsal iş birliği ve yönetişim: Kamu-özel
sağlamıştır. sektör-üniversite iş birlikleri daha entegre ve
verimli hâle getirilmeli.
Özellikle yerlileşme oranındaki artış, artık Özetle, bugün gelinen nokta güçlü bir temel
sadece bir iç pazar başarısı değil, küresel ölçekte oluşturuyor. Bundan sonraki aşama ise bu
rekabet edebilen bir ekosistemin oluştuğunu başarıyı daha ileri teknoloji üretimi, küresel
göstermektedir. Bugün gelinen noktada, savunma marka değeri ve sürdürülebilir rekabet avantajına
sanayi ürünlerimizin birçok ülkeye ihraç edilmesi; dönüştürebilmek olacaktır.
ihracat - ithalat dengesine pozitif katkı sağlamakta
ve yüksek katma değerli üretim sayesinde cari Her zaman çözüm ortağıyız
dengeyi desteklemektedir. Aynı zamanda bu Tibet Makina olarak alüminyum, hibrit ve çelik
gelişim, yan sanayi, mühendislik kabiliyetleri dönüş dişli ve rulmanları üretmekteyiz. Özellikle
ve nitelikli iş gücü açısından da çarpan etkisi alüminyum ürünlerimiz, başta savunma sanayisi
yaratmaktadır. ve havacılık uygulamaları olmak üzere yüksek
hassasiyet ve güvenilirlik gerektiren birçok kritik
2025 sonu itibarıyla savunma sanayi ihracatımız sistemde kullanılmaktadır. Özellikle obüs, tank,
10,5 milyar dolar seviyesine ulaşmış, bir önceki kule atış sistemleri, roketatarlar, radar sistemleri,
yıla göre yaklaşık yüzde 45 artış sözkonusu. Bu elektro-mekanik platformlar, stabilize taret
başarısı ile Türkiye, artık küresel ölçekte “savunma yapıları, yönlendirme mekanizmaları ve hassas
ihracatçısı ülkeler” ligine yükselmiştir. hareket kontrolü gerektiren alt sistemlerde görev
almaktadır.
www.time-medya.com 19

