Page 47 - GÜCLÜ TÜRK SAVUNMA SANAYİ & GÜVENLi GELECEK
P. 47

Yerlilik oranı yüzde 80’i aştı

                  Küresel jeopolitik risklerin arttığı ve ülkelerin savunma bütçelerini revize ettiği bir dönemde
                  Türkiye’nin stratejik bir konumda olduğunu vurgulayan Karataş, savunma sanayisinde son 20 yılda
                  yerlilik oranının yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıktığını aktardı.


                  Karataş, “Bugün 3 bin 500’ü aşkın firmamızla devasa bir ekosisteme sahibiz. Ülkemizin 230 çeşit
                  savunma ürünü dünyanın 185 ülkesinde kullanılıyor. Geçtiğimiz yıl gerçekleşen 10,1 milyar dolarlık
                  ihracatımızın yüzde 50’den fazlası NATO ve AB ülkelerine yapıldı. Şu an dünyanın en büyük 11.
                  ihracatçısıyız ve hedefimiz ilk 10’a girmek. Türkiye, sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor,
                  dost ve müttefik ülkeler için de kritik bir çözüm ortağı haline geliyor.” dedi.
                  Savaşmamak için güçlü bir savunma sanayisi şart
                  Türkiye’nin bölgesel çatışmalardaki dengeleyici rolüne dikkati çeken Karataş, savunma sanayisinin
                  caydırıcılık etkisine vurgu yaptı.

                  Karataş, “Savaşın kazananı olmaz. Savaşmaktan daha önemlisi, savaşmak zorunda kalmayacak bir
                  güce sahip olmaktır. Tam bağımsız bir savunma sanayisi, Türkiye’nin diplomasi masasında sözünün
                  dinlenmesini sağlayan stratejik bir güçtür. Savunma sanayisindeki yetkinliğimiz, ülkemizin savaşların
                  dışında kalmasında ve barışın yönünü belirlemesinde kilit rol oynamaktadır.” dedi.
                  Savunma sanayisi bir beka meselesidir
                  Sektördeki insan kaynağı hedeflerine de değinen Karataş, savunma sanayisini bir “beka meselesi”
                  olarak tanımladı.

                  Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, “Şu an 100 bin olan
                  çalışan sayımızı 2028 yılına kadar 150 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Yarın işimizi devredeceğimiz
                  gençlerimizin farkındalığını artırmak için buradayız. Kalbi Türk bayrağı ile atan tüm gençlerimizi bu
                  büyük aileye davet ediyoruz.” çağrısında bulundu.

                  Askeri teknolojilerin sivil hayatın gelişimine sunduğu katkılara dikkati çeken Karataş, Türk savunma
                  sanayiindeki AR-GE kazanımlarının diğer sektörlere lokomotif olacağını belirtti.

                  Tükenmez kalemden internete kadar pek çok yeniliğin savunma sanayisinden doğduğunu hatırlatan
                  Karataş, sözlerini şöyle tamamladı:
                  “Projelerimizi  ‘ikili  kullanım’  ilkesiyle  yönetiyoruz.  Savunma  sanayisindeki  çalışma  disiplini  ve
                  yüksek standartlar, sivil sektörler için lokomotif görevi görüyor. AR-GE kazanımlarımızı sivil tarafa
                  dönüştürmek, yol haritamızın vazgeçilmez bir parçasıdır.”



























                                                                                 www.time-medya.com         47
   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52