Page 38 - GÜCLÜ TÜRK SAVUNMA SANAYİ & GÜVENLi GELECEK
P. 38
2006 - Günümüz
1980’li yıllarda başlatılan savunma sanayii atılımında 1970’li yıllarda yaşanmış olan
silah ambargolarının da etkisi ile ağırlıklı olarak “TSK’nın ihtiyaçlarının karşılanması”
belirleyici olmuş, 1980’li yıllarda, ortaya çıkan savunma sanayi ürünlerinin dış
pazarlara sunulması ve bunun önemli bir dış politika aracı olarak kullanılmasına
yönelik olarak pek çaba harcanmamıştır. Türk savunma sanayii - özellikle 2001’de
yaşanan ekonomik kriz sonrasında- yurtiçi alımların ciddi boyutta daralması
üzerine yurtdışı pazarlara yönelmişse de bu konuda kamudan beklenen destek
görülmemiştir. 2006 ile başlayan dönemde ise konunun ciddiyeti kavranmış, dış
satışlar konusunda kamunun her kesiminden destek sağlanmasına yönelik olarak
önemli adımlar atılmıştır. 2006 sonrasında savunma sistem tedariklerinde yerli
ana yüklenici kullanılmaya başlanmış, projelerin performans, zaman ve kaynak
yönünden gerçekleştirilebilirliğini önceden tespit etmek ve daha sonra zaman
ve kaynak israfını önlemek, ihtiyacın karşılanamamasından dolayı alınacak riski
bertaraf etmek ve uygulanabilir bir bütçe yapmak için ise “yapılabilirlik etütleri” de
yaptırılmaya başlanmıştır.
2006 yılında yayınlanan 9. Kalkınma Planı (2007-2013)’nda savunma sanayiinde;
ihtiyaçları güvenli ve istikrarlı bir biçimde milli imkânlarla karşılamak üzere
rekabetçi, kendine yeten, esnek, ülke sanayii ile bütünleşmiş, ortak üretim-tasarım
ve Ar-Ge alanlarında uluslararası işbirliği çalışmalarına etkin katılım sağlayan bir
yapıda üretimin geliştirilmesi ve bunun için gerekli altyapı ile teknolojik ve yönetsel
kabiliyetlerin kazanılması temel hedef olarak belirlenmiştir.
Yine 2006 tarihli Savunma Sanayii Özel İhtisas Komisyon Raporu 2007-2013 ile temel
sektörel vizyon; “Ulusal savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını yurtiçi etkin çözümler
geliştirerek karşılayabilen, uluslar arası rekabet gücüne sahip bir savunma sanayii
altyapısına erişilmesi” olarak belirlenmiştir. Vizyona dönük temel amaç ve politikalar
ise savunma sanayinin vizyon doğrultusunda geliştirilmesine yönelik olarak politika
düzeyinde alınması gereken tedbirler, tedarik sisteminin etkinleştirilmesi, Avrupa
Birliği üyeliğine hazırlık, savunma sanayii ihracatının desteklenmesi ve savunma
sanayii işbirliği çalışmalarının geliştirilmesi şeklindedir.
2006 tarihli 2007-2011 Stratejik Planı ile SSM de; Türkiye’nin savunma ve güvenliğine
yönelik olarak TSK ve kamu kurumlarının sistem ihtiyaçlarını karşılamak ve savunma
sanayiinin geliştirilmesine yönelik strateji ve yöntemleri belirlemek ve uygulamak
misyonu doğrulusunda ülkenin stratejik savunma ve güvenlik ihtiyaçlarına teknolojik
gelişmeler doğrultusunda özgün yurt içi çözümler sunan, uluslararası pazara
entegre ve rekabetçi bir savunma sanayiine yön veren uzman tedarik kurumu olmaya
yönelmiştir. 2010’lu yıllardaysa kritik teknolojilerin ve tasarım kabiliyetlerinin
azami ölçüde yurt içinden karşılanması amacıyla, yurt içindeki ana yüklenicilerin
sorumluluğunda özgün tasarım programlarına ağırlık verilmiştir. SSM’nin 2012-2016
Stratejik Planı’nda vizyonu savunma ve güvenlik teknolojilerinde Türkiye’yi üstün
kılmak şeklinde ortaya konulmuş ve ülkenin savunma ve güvenlik yeteneklerinin
gelişimini sürekli kılacak sanayileşme, teknoloji ve tedarik programları yönetmek
misyonu üstlenilmiştir.
38 GÜÇLÜ TÜRK SAVUNMA SANAYİ & GÜVENLİ GELECEK

