Page 75 - Sermaye Piyasaları
P. 75
Öte yandan böyle bir siyasi amacı destekleyen Ancak hem kriz öncesinde hem de sonrasında
etmenler de yok değil. Bugün dünya pazarının %94 büyük hatalar yaptıkları doğru. Okyanusun A.B.D.
payına sahip üç büyük uluslararası derecelendirme tarafında ipoteğe dayalı menkul kıymetlere
kuruluşunun oligopol bir yapı oluşturduğu bariz. verdikleri aşırı iyimser notlar bir emlâk balonu
Bu oligopol yapıda sık sık batının çıkarlarına yarattı ve menkul kıymetleştirme faaliyetinde
hizmet ettikleri suçlamalarına da maruz kaliteyi düşürdü. Bunun sonucunda da kriz geldi
kalıyorlar. Bu suçlama biraz ağır olabilir. Batının ve iflâslar ve kurtarmalar ortaya çıktı. Okyanusun
değil kreditörlerin çıkarlarına hizmet ediyorlar Avrupa tarafında da ülke notlarında borçlanma
demek herhalde daha doğru olur. Uluslararası seviyelerinin gerektirdiği ayrımı yapamadıkları
ve bağımsız bir derecelendirme kuruluşunun, için bu farklılıklar ortaya çıktığında oluşan domino
özellikle gelişmekte olan ülkeler bağlamında ülke etkisi krizin yarasını derinleştirdi. Kriz ertesinde,
finansmanın önemli bir bölümünün dış borçla her iki kıtada yapılan not indirimleri de yangına
sağlandığı ortamlarda borçlu olanın değil kreditör körükle gitmek oldu.
olanın çıkarlarını gözetmesi kadar doğal bir şey
olamaz. Biliyoruz, Avrupa ve A.B.D. arasında yazılıp Peki biri siyasi, diğeri ekonomik olan bu iki nedeni
çizilmemiş bir batı ittifakı var. Örneğin, Avrupa baz alarak milli bir derecelendirme kuruluşu
İMF başkanını, A.B.D. Dünya Bankası başkanını oluşturmak bu dertlere deva olabilir mi? Eğer
seçiyor, ama bugünün küresel ekonomik yapısında siyasi olarak bağımsızlık tartışılıyorsa bu geçerli ve
kreditörler sadece bu batı ittifakından oluşmuyor. gerçekçi bir tartışma değil, çünkü zaten “milli” ve
“bağımsız” sözcükleri daha işin başında çelişiyor.
Doğru, bu üç uluslarararası derecelendirme Öte yandan, bağımsızlığı kabul etsek bile “kimden
kuruluşu, ülke derecelendirmesinde kullandıkları bağımsız?” sorusunu da sormak gerekir. Örneğin
metodolojiler hakkında daha şeffaf olabilirler ve Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan
iletişim yeteneklerini savlarını her ilgiliye daha iyi oluşan BRICS ülkeleri yıllardır hem kendi hem
anlatacak şekilde geliştirmeye gayret edebilirler. de ortak milli derecelendirme kuruluşlarını
Ancak şunu da not etmekte fayda var ki, ülke kurma çabasındalar. Birbirlerine karşı bağımsız
notlamasında gösterdikleri performans öyle pek olacaklar mı? Öte yandan, bu girişimler sadece
de şikâyet edebilecek seviyede değil. 1975 yılından BRICS’le sınırlı kalmadı, Japonya’dan Malezya’ya,
beri temerrüde düşen ülkelerin notları, bugüne Tayland’dan Bahreyn’e kadar birçok ülkede
dek hep temerrüt tarihinden en az bir yıl önce yapılan girişimlerin hiçbiri başarıya ulaşmadı. Bu
yatırım yapılabilir seviyesinin altına indirilmiş. başarısızlığın tek nedeni sorgulanan bağımsızlık
değil. Bir de itibar konusu var. Bir tür “kendin çal,
Aynı şekilde, bu üç büyük uluslarararası kendin oyna” girişimi haline gelme potansiyeli
derecelendirme kuruluşunun dışında faaliyet yüksek olan bu kurumlarun uluslararası arenada
gösteren diğer uluslararası kuruluşların ülkelere itibar görme olasılıkları çok düşük. Dahası,
verdikleri notların üç büyüklerin verdikleri milli bir derecelndirme kuruluşunun krizleri
notlardan pek farklılık göstermediğini de öngörme yetsinin uluslararası derecelendirme
hatırlamak gerek. kuruluşlarının yetisinden daha iyi olacağına dair
elimizde bir kanıt da yok.
Şimdi de milli bir derecelendirme kuruluşu
oluşturma girişiminin ekonomik nedenlerine göz Bugün Avrupa Komisyonu’nun bile üstelik kendi
atalım. Bu ekonomik nedenin özünü, özellikle ortaya attığı bir Avrupa Derecelendirme Kuruluşu
2007-2008 küresel krizi öncesi ve akabinde üç oluşturma girişiminin bir fayda sağlamayacağını
büyük uluslararası derecelendirme kuruluşunun kabul etmiş olması manidardır. Ülkemizde
gösterdiği performans oluşturuyor. Bu performansa düzenleyici otoritelerin verdiği lisanslarla faaliyet
lekeli demek kolay bir suçlama olur, çünkü küresel gösterip bu oligopol yapıyla mücadele eden yerli
bir finans krizini öngörme yetisi bu üç kuruluşun ve milli derecelendirme kuruluşları haihazırda
tekelinde değil. Onlar nasıl öngöremediyse; mevcuttur. Devlet eliyle milli bir derecelendirme
bankalar, yatırım bankaları, düşünce kuruluşları, kuruluşu oluşturmak için harcanacak finansal,
merkez bankaları, hükümetler, düzenleyici insan ve zaman kaynaklarının bu kuruluşların
otoriteler de öngöremedi. desteklenmesi ve güçlendirilmesi için kullanılması
çok daha isabetli olacaktır.
www.time-medya.com 75

