Page 48 - Gıda, Tarım & Haynacılık
P. 48
TÜİK verilerine göre 2014 yılında, 2013 yılına göre %8,65 artışla, 8,6 milyon ton inek sütü kayıtlı işletmelerce toplanmış
olup bu hesaba göre toplam sütümüzün sadece % 51’i kayıt ve kontrol altındadır ve son 5 yılın rakamlarına
baktığımızda maalesef kayıtdışılığı azaltma konusunda önemli bir mesafe alamadığımız görülmektedir; doğru
tarım politikalarının oluşturulabilmesi ve uygulanabilmesi için kayıt ve kontrol dışı üretimin ve ticaretin azaltılması
ve kayıt içine alınması gerekmektedir.
Yine TÜİK rakamlarına göre ülkemizin toplam kırmızı et üretimi 2014 yılında bir önceki yıla oranla %1,22 artış ile
1 milyon tonun üzerinde gerçekleşmiştir. 2015 yılının ilk çeyreğinde ise toplam kırmızı et üretimi 2014 yılının aynı
dönemine göre %13,8 artış ile 210 475 ton olarak gerçekleşmiştir.
Her yıl artan nüfusumuz yanında kişi başına yıllık gelirimizde yaşanan artış, daha fazla proteinli gıda talebi
yaratmaktadır. Ülkemizde misafir konumunda yaşayan yaklaşık 3 milyon göçmen nüfus yanında 30 milyonu aşan
turisti ağırlamaktayız. Ancak ülkemizde özellikle kırmızı et fiyatları dünya ortalama fiyatlarının oldukça üzerindedir
ve bu durum kırmızı et arzında yaşanan sıkıntıyla birlikte tüketimin artırılabilmesinin önündeki en önemli engeli
oluşturmaktadır. Zaman zaman medyada yer alan olumsuz görüşler ve yaratılan bilgi kirliliği de çok mükemmel
bir protein kaynağı olan kırmızı etin tüketimini olumsuz yönde etkilemektedir.
Hayvancılık sektörünü bir bütün olarak göz önünde bulundurduğumuzda; süt sektörünün ülkemizde et sektörüne
kıyasla daha gelişmiş olduğu, üretici örgütlenmesinde belirli bir aşama kaydettiği, sınırlı da olsa dış ticaretin
yapıldığı, dünya gelişmelerine paralel seyirler izlemekte olduğu görülmektedir.
Süt ve süt ürünleri ihracatımız, son yıllarda giderek artan bir ivme kazanmıştır. İhracat yaptığımız başlıca
ülkeler Türk Cumhuriyetleri ve Ortadoğu ülkeleridir. En büyük ihracat kalemlerimiz peynir, peynir altı suyu tozu,
dondurmadır. İthalat yaptığımız başlıca ülkeler ise Avustralya, Yeni Zelanda, ABD, KKTC ve AB ülkeleridir. En büyük
ithalat kalemlerimiz tereyağı ve peynirdir.
Kırmızı et ticaretine baktığımızda ise, AB’de uygulanan ancak ülkemizde halen olmayan kesim sisteminden
başlayarak kırmızı et üretim ve ticaretine standardizasyon getirilmesi, verimlilik atışıyla birlikte yüksek olan
maliyetlerin düşürülmesi, kayıt ve kontrol dışı üretim ve ticareti ile mücadele, piyasa düzeni ve istikrarı açısından
önem arz etmektedir. Özellikle piyasayı düzenleyen, regüle eden, gerektiğinde müdahale kurumu gibi çalışan,
bağımsız ve yetkin bir otoritenin varlığına ihtiyaç duyulmaktadır; özellikle süt ve kırmızı et sektörlerinde yatırımcının
önünü görebilmesi için orta ve uzun vadeli planlamaların açık ve şeffaf bir şekilde yapılması ve kararlılıkla
uygulanması, gerektiğinde proaktif olarak tedbirler alınması büyük önem arz etmektedir. Bu mücadeleden
başarıyla çıkabilirsek, bunların sonucu olarak kişi başına kırmızı et ve süt tüketiminin artmasını bekleyebiliriz.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 2023 yılı vizyonunda, 62 milyar dolarlık tarım hasılasını 150 milyar dolara, gıda
ve tarımsal ürün ihracatını ise 40 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Bakanlığımız, önümüzdeki dönemde
bu hedefler doğrultusunda; tarımsal yapının etkinleştirilmesi, sektörün geliştirilmesi ve kırsal kalkınmanın
sağlanması yönünde çalışmaların devam edeceğini belirtmektedir. Hedef; 2023 yılında, nüfusunu yeterli, kaliteli
ve güvenilir gıda ile besleyen, tarım ürünlerinde net ihracatçı konumunu daha da geliştiren, rekabet gücünü
artırmış, dünyada ve bölgesinde tarım alanında söz sahibi bir Türkiye görmektir. Bu hedeflere ulaştığımızda
Türkiye, dünyada tarımsal ekonomik büyüklükte ilk 5 ülke arasında yer alan, tarımsal gayrisafi yurtiçi hasılasını
150 milyar dolara ulaştırmış, gıda ve tarımsal ürün ihracatı da 40 milyar doları aşmış bir ülke olacaktır.
48 2023’E KALA: GIDA TARIM & HAYVANCILIK

