Page 69 - Sermaye Piyasaları
P. 69
Döviz çekebilmemiz lazım gerekiyordu. Bu iki fonksiyonu icra edecek bir
Şu anda Türkiye'de ciddi bir enflasyon var. Hedefler çalışma yapılıyor. Bu da farklı kurumlardan gelecek
tutturulamamış. Çift haneli rakamlara yeniden kişilerden oluşacak ve herkesin kullanımına açık
gelmişiz. Bu da Merkez Bankasının politikasına bir mekanizma olacak. Yakın bir gelecekte taslakla
belli ölçüde yansıyor. Sıkı para politikası ile birlikte devreye girecektir diye düşünüyoruz.
Merkez Bankası faiz politikası üzerinde olmasa
da likidite pozisyonu üzerinde konumlanmış Vatandaşların katılım bankacılığına ilgisinin
durumda. Piyasada TL likiditesi bulunamayınca artması için tek başına ürün çıkarılması yeterli
da ister istemez mevduat faizleri yukarı geliyor, değil, ekosistemin geliştirilmesi gerekiyor. Bu
bankalar arası fiyatlar artıyor. konuda kira sertifikasının çok çeşitli versiyonları
bulunuyor. Kira sertifikası varlığa dayalı olabilir,
İkincisi KGF’nin etkisi oldu. KGF sebebiyle bankalar kar-zarar projesine dayalı olabilir ama bunlar
hızlı bir şekilde kredi kullandırdı. Hazine kefaleti yaygınlaşamıyor çünkü ikinci el piyasalarının
olduğu için sermaye yeterlilikleri rahatladı, yeni olması lazım. İnsanlar kira sertifikası aldığı
kredi verebilir hale geldiler ama piyasada fon zaman bir gelir, bir akar üzerindeki hakkı ifade
olmadığı için faizler mevduat tarafında ciddi ediyor. Bu hakkın devredilebiliyor olması lazım.
anlamda arttı. Yani orada sebep-sonuç ilişkisini İkinci el piyasasında likiditesi olursa bu ürün
doğru okuyabilmek lazım. Eğer Türkiye'ye döviz bütün versiyonlarıyla daha da yaygınlaşır. Bu
girerse Merkez Bankası 2003-2006'da yapabildiği bakımdan ikinci ellerin oluşması önemli. SPK
gibi dövizi alıp piyasaya bunun TL karşılığını da tarafında 5-6 çeşit değişik finans sertifikası için
verebilir. Bu da hem enflasyonu aşağıda tutar mevzuat hazır ama ikinci el yok. Bu konuda borsa
hem de faizlerin gevşemesine imkan sağlar. Onun ile konuşmalarımız var. Gayrimenkul sertifikası
için dövizi ülkeye çekebilmemiz lazım. Burada da konusu da katılım bankaları için çok önemli.
ülke algısını düzeltmemiz lazım. Yoksa temellerde Mevzuat hazır, ürün hazır. Aynı şekilde Albaraka
bir problem bulunmuyor. olarak ciddi bir gayrimenkul portföy fonu
oluşturduk ama ikinci elinin oluşması lazım. Bu
Katılım bankaları ile konvansiyonel bankaların konuda da yine borsa ile konuşuyoruz.
fon toplama yöntemindeki farklılaşma nedeniyle
artan faiz ortamına tepkileri aynı olmuyor. Onlar Katılım bankacılığı sektöründe hedging ile alakalı
hızla mevduat faizlerini yukarı çekebiliyor. Biz enstrümanlar ciddi anlamda eksik kaldı. Özellikle
ise fonun getirisini dağıtıyoruz. Fonun getirisi dış ticaret konusunda bilançosunda döviz ile
geçmişteki yatırımlar olduğu için gecikmeli alakalı pozisyon almak isteyen şirketler açısından
olarak eğer getiriler artarsa artıyor. Mesela hedging çok önemli. Altın konusunda katılım
2009'da mevduat faizleri aşağı geldiğinde katılım bankacılığı sektörü, konvansiyonel bankacılığın
bankalarının hesaplarının getirisi çok yukarıda çok daha önüne geçmiş durumda. Altın ülkemizde
kalmıştı. O dönemde katılım bankaları çok hızlı çok ciddi bir tasarruf aracı ve kayıt dışı, yastık
büyümüştü. Şimdi tam tersi, mevduat faizleri altı. Bunun sektör içerisine girmesi finansal
artıyor, fonlarımızın getirisi piyasanın altında sektörü büyütüyor ve yatırımları teşvik ediyor. TL
kaldı. Hala yaklaşık 500-550 baz puan geride. likiditesinin zayıf olduğu bu dönemde, altın stoku
Ona rağmen sektörün üzerinde büyüdük. Bu olan bankalar bunu rahatlıkla Merkez Bankasında
çok önemli. Yakaladıkça daha da hızlı büyüme kullanarak TL üretebildi.
potansiyeli olacak. Tabi ki faiz ortamına farklı
tepkiler veriyoruz. Bir alternatif olarak faizlerin Bazı ürünleri piyasaya açacak oyuncular olması
gerilediği bir dönemde getiriler inşallah piyasanın gerekiyor. Bu kamu tahvillerinde bile var. Piyasa
üzerinde kalacak. yapıcı bankalar, piyasanın düzgün çalışır hale
gelmesi için öncü rol oynuyor. Belki piyasa
Ürünlerde ikinci el piyasaların yapıcılığı modelini belli başlı ürünlerde devreye
oluşması önemli sokmamız lazım. Katılım bankacılığının en
eksik kaldığı kısımlar ise altyapı ve büyük proje
Katılım bankaları olarak kendi danışma
yatırımları. Türkiye'de vade uyumsuzluğunun had
kurullarımız var. Ama ilgili mevzuatı hazırlarken
safhada. Mevduat kısa vadeli toplanıyor, krediler
kamunun da faizsiz finans enstrümanlarını
ise uzun vadeli kullandırılıyor. Bu çerçevede orta
kullanmak durumunda olan özel şirketlerin de
ölçekli bankalar üst sınırı zorluyor. Bu konularda
buna ihtiyacı var. Ayrıca farklı yorumların belli
da çalışmalar yapılıyor.
bir standarda oturtulması için de bir üst kurul
www.time-medya.com 69

