Page 57 - Gıda, Tarım & Haynacılık
P. 57
Bugün nüfusumuzun yüzde 25’i kırsal kesimde yaşıyor, yüzde 22’si ise tarımsal alanda çalışıyor. Türkiye’de tarım, başta
sanayi olmak üzere pek çok farklı sektöre ham madde üretiyor. Bunun yanı sıra sağladığı istihdam ile de son yıllarda
işsizliğe çare oluyor. Ekonomiye katkısının yanı sıra alternatif pazar sağlanabilmesi ve dış ticaret açığının büyümemesi
açısından tarım ürünlerinin ihracatı da önemli bir role sahip oluyor.
Türkiye tarım sektörü açısından hala şanslı bir ülke konumundadır. Türkiye tarıma elverişli coğrafi konumu, genç nüfusu
ve iklimsel avantajları sayesinde pek çok ülkeye kıyasla avantajlı durumdadır. Bu potansiyeli doğru kullandığımız takdirde
2023 yılında tarım sektörümüzün hem Türkiye ekonomisine olan katkısı artacak, hem cari açığa çare olacak, hem de ülkede
tarım küresel güç haline gelecektir. İç tüketimin ihtiyacı karşılanacak, dolayısıyla döviz çıkışı azalacaktır. Bu çerçevede
çiftçimizin el emeği alın teri olan tarım ürünlerinin ihracatı artarken, dış ticaret açığımız da azalacaktır.
2023 hedeflerinde yapılacak her çalışmaya özel sektörün destek vermesi gerek
Yapılacak her türlü çalışmaya, özel sektör olarak bizlerin de destek vermesi gerekir. Tarımsal üretimde bilinç düzeyini
yükseltmek, uygulamalarda başta çevrenin ve tarım arazilerinin korunmasını sağlamak, yerli tohumların kullanılmasını
teşvik etmek, üretimi arttırarak hem ürün arzını çoğaltmak hem de daha fazla istihdam yaratmak gerekir.
Tarımsal ürünlerin ziraisinde, ülkemiz topraklarında yerli tohumla yetişen ürünlerin sürdürülebilir kılınması gerekir. Bu
bağlamda, yerli ürünlerin barındırdığı lezzet ve talebi göz önünde bulundurarak, ekimini yapacağımız ürünlerde yerli
tohum kullanıyoruz.
Bizzat ekimini gerçekleştirmediğimiz ürünlerde ise yerli tohumla üretilmiş, Türkiye menşeili ham maddeleri işliyoruz.
Tarımın bir diğer temel unsuru olan tarım arazisinde ise kaliteli ürün elde edebilmenin yanı sıra o arazinin ve çevrenin
korunabilmesi için, yaptığımız çalışmaların bir başlık altında toplandığı, İyi Tarım Uygulamaları modelini baz alarak
faaliyetlerimizi gerçekleştiriyoruz.
Bugüne dek yaptığımız olumlu girişimlerin tamamını sürdürülebilir kılmak en önemli hedefimiz. Sağlanan bu devamlılık ile
ekim yaptığımız tarım arazilerinin korunması, yerli tohumlarla elde edilen ürünlerin geniş pazarlara yayılabilmesi ve artan
üretimle beraber yaratılacak istihdamın ülke hedeflerine katkı sağlayacağını umuyoruz.
Somut başarılar, yolumuzu aydınlatan bir ışık
Genel olarak, başta pirinç olmak üzere hububat ve baklagiller ile beraber hem kuru hem de soyulmuş sarımsak, soğan
ürünlerinin üretiminde, sınıflandırmasında, ayıklanmasında ve paketlenmesinde faaliyet göstermekteyiz. Bulunduğumuz
sektörde biraz önce bahsettiğim uygulamalarımız ile sadece Reis markasının değil, ülkemiz ekonomisi ile tarımının
gelişmesinde de rol almaya çalışıyoruz. Tarımsal üretim alanında yaptığımız çalışmalarımızı taçlandıran, Yeşil Çevre Ödülü
ve tarımsal üretimde çevre ile dost, güvenilir ürün olduğunu gösteren, uluslararası geçerliliği bulunan GlobalGap belgesi ile
edindiğimiz somut başarıları, kendimize tecrübe sayıp yeni çalışmalarımızda yolumuzu aydınlatan bir ışık olarak görüyoruz.
Yürüdüğümüz bu yolda, artan sorumluluğumuzun bilincinde, her Reis markalı ürünümüzde çalışmalarımızın meyvesi olan
sağlığı ve lezzeti buluşturabilmeyi amaçlıyoruz.
2015 yılında Japonya’ya yapılan ihracatla 21 ülkenin sofrasına ulaştık
2015 yılı hedeflerimizin gerçekleşebilmesi; seçim sonrası oluşan siyasi tablodan çıkacak sonuca göre, siyasi ve ekonomik
istikrarın sağlanabilmesine bağlı olacaktır. Ayrıca; iç piyasadaki talep ve dış piyasadaki duruma bakarak değerlendirme
yapacağız. Tahsilatından emin olunmayan, kondisyon bütçesi adı altında talepte bulunan ve sorunlu müşterilerle
çalışmayacağız
2015 yılı Japonya’ya gerçekleştirdiğimiz ihracatla 21 ülkede dünya sofralarında ; “Made in Turkey” damgalı Reis Markalı
pirinç ve bakliyat ürünleri yerini aldı. Her ne kadar Türkiye’de son yıllarda pirinç ithalatında azalma olsa da 1981’den
bugüne ABD’den pirinç ithal ediyoruz. Ancak Reis markası ile ülkemizde yetişmekte olan bakliyat ürünlerimizin yanı sıra
pirinç çeşitlerini de ABD’ye ihraç etmemizin ülkemiz ve markamız açısından övünç kaynağı olduğunu düşünüyoruz. ABD’de
bine yakın, İngiltere’de ise Londra merkezli distribüsyon çalışmalarıyla iki bine yakın satış noktasına ulaşmış durumdayız.
Sağlıklı toplum için kampanya üretimi sürdürülüyor
34 yıllık bir geçmişe sahip olan bir firma olarak çiftçimizin karlı ürün satması, tüketicimizin kaliteli ve sağlıklı ürünü daha
uygun fiyata tüketmesi için gayret sarfediyoruz. Avrupa Birliği’nin gıda hijyeni olarak benimsediği HACCP Yönetim Sistemi’ni
2000 yılında sektörümüzde ilk alan marka olarak, ulusal ve uluslararası standartlarda sürdürülebilir kalite anlayışı ile
yolumuza devam ediyoruz.
2009 yılında Kurumsal Sosyal Sorumluluk çerçevesinde “Geleneksel Lezzetler Sağlıklı Nesiller” sloganıyla başlattığımız
obezite ile mücadele kampanyamızı ‘Abur Cubur Olacağı Budur’ bir sonraki aşamada “Abur Cubura Karnımız Tok” sloganı
ile devam ettirdik. 2015 yılında “Ev Yemeği Sofrada Hesap Ortada” çalışmasıyla sağlıklı bir toplum için mücadelemize
devam edeceğiz.
www.time-medya.com 57

