Page 61 - Gıda, Tarım & Haynacılık
P. 61
Arı, çiçekten çiçeğe uçarak, erkek organdan aldığı polenleri (üreme materyalini) dişi çiçeğin döl
yatağına taşıyıp, döllenmeyi sağlayarak, ziyaret ettiği bu iki birey arasında doğal şartlarda gen aktarımı
mümkünse, gen aktarımını gerçekleştirmektedir.
İnsanlar doğayı gözlemleyerek bu sırrı çözmeye başladıklarında melezliğin çok önemli bir özellik
olduğunu fark etmişler ve 19ncu yy.’da ağırlıklı olarak Mendel’ in çalışmaları sonrasında bu olguyu
kuramsallaştırmışlardır.
Hibrit veya melez tohum, aynı bitki türüne ait ve uzak akraba konumunda olan iki doğal bitki kümesi
veya popülasyonundan (örneğin A ve B) seçilen saf hatların veya bireylerin birbirleri ile çaprazlanması (A
x B) sonucunda elde edilen ilk nesil (F1) melez tohumlara verilen isimdir. Bu teknik ile değişik yöntemler
kullanılarak ana veya babada bulunan özelliklerin F1 çocuklarında ortaya çıkıp çıkmadığı belirlenmekte
ve böylece yetiştiricilerin yani çiftçilerin en çok istedikleri özellikleri bünyesinde toplayacak olan F1
melezin hangi ana – baba birleşiminden elde edildiği saptanarak, çoğaltıma geçilmektedir.
Ancak F1 melezler genetik yapıları gereği tohum verdikleri zaman yani F2 elde edildiğinde, F1’de ki
istenen özelliklerin çok az bir kısmının F2’de korunduğu görülmektedir. Örneğin F1’de bulunan her
hangi bir hastalığa dayanıklılık özelliği F2’de kaybolmakta, dolayısı ile bu özelliklere sahip bir çeşit talep
eden kullanıcılar her sene yeniden F1 tohum satın alma zorunda kalmaktadırlar. Zaten F1 melezlerin bu
özellikleri sayesindedir ki bir çok kişi ve kuruluş bitki ıslahı konusuna yatırım yapmış ve yapmaktadır.
Tohum sektörü her sene cirosunun yaklaşık % 13 ila % 15 ini Ar-Ge bütçesine aktararak dünyada tüm
sektörler içerisinde araştırmaya en çok kaynak ayıran sektör konumunda bulunmaktadır.
Bu uğraşlar sayesinde elde edilen özellikli (örneğin verimli, belirli hastalıklara dayanıklı, soğuğa veya
sıcağa dirençli, erkenci veya geççi, yağ oranı yüksek, vs...) F1 hibritleri üreticilere sunan tohum sektörü,
özellikle dünyada nüfusun çok hızlı arttığı 20nci yy.’ın ikinci yarısı boyunca insanların bol ve ucuz gıdaya
kavuşmalarını sağlayabilmiştir.
Tohumculuk uğraşında uygun ana – babaların belirlenmesi ile istenen F1 melezleri elde etme işlemine
“ıslah çalışması”, yapan kişiye de “ıslahçı” ismi verilmektedir.
Maalesef ülkemizde ulu orta dillerde dolaşan “F1 tohumlar kısırdır” söylemi tamamen yanlış ve de büyük
bir yalandır! Bu iftiranın altında işin özünü bilmeyen geniş kitlelere korku salarak bilimsel gelişmelerin
önüne bilinçli veya bilinçsiz set çekmek isteyen ufak ama yaygaracı bir grup insanın yarattığı bilgi kirliliği
vardır! Melezleme yolu ile geliştirilen F1 hibritler mutlaka kısır olur diye bir şey söz konusu değildir.
Ancak istenirse bu özelliği sağlamak genetik olarak mümkündür. Örneğin eşek ile atın melezi olan katır,
kısırdır; ancak katırı alan da, satan da, üretimine aracı olan da bunun böyle olduğunu bilerek belirli
özellikleri nedeni ile katırı tercih eder ve ahırına koyar! F1 tohumlar içerisinde de örneğin çekirdeksiz
karpuz doğal olarak kısırdır ve de tohumu olmadığı için yeni meyve veremez; bu karpuzları üreten de,
yiyen de bunun böyle olduğunu bilir! ancak çekirdek ayıklaması zor geliyorsa ve de canı kolaylık isterse
bu kısır çeşidi bilinçli olarak satın alabilir.
Bu yöntemle belli bir amaca yönelik kısır bir çeşit geliştirildi diye ticarî olarak satılan tüm F1 hibrit tohumlar
kısırdır demek büyük bir yalandır. Örneğin domatesler de kısırlığın bir cazibesi bulunmamaktadır. Ancak
ülkemizde piyasada satılan ve tüketilen domateslerin yüzde 99’a yakınının F1 hibrit olmasına karşın
bu çeşitler kesinlikle kısır değildir. Bunu doğrulamak için yediğiniz domatesin içerisinden ayıracağınız
çekirdekleri, kış sonrası, bahar aylarında toprağa ekerseniz yaza tekrar domates elde edeceğinizi
göreceksiniz!
Hibrit – Melez F1 tohumlar insan ve çevre sağlığı açısından zararlı mıdır? sorusunun yanıtı da “Kesinlikle
HAYIR !”dır. Belirli bir bitki türünde örneğin mısır, şekerpancarı veya domateste hibrit - melez tohumlar
ile hibrit olmayanlar arasında genetik olarak hiçbir fark yoktur; her ikisi de aynı genetik temele (yani
aynı genlere ve gen sayısına) sahiptir. Dolayısı ile hibrit - melez tohumu ile bazı tüketicilerin yere göre
sığdıramadıkları ‘babaannelerinin domatesi’ (ki yukarıda açıklandığı gibi o da melez idi) arasında sahip
oldukları genlerin niteliği ve sayıları itibari ile hiçbir fark bulunmamaktadır.
www.time-medya.com 61

