Page 79 - Gelecege Yatirim Guvenli Gida & Tarim
P. 79
« ... TİM Tarım Kurulu tarafından Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma
Teşkilatı (OECD) ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü
(FAO) tarafından yayımlanan “Tarımsal Görünüm 2025–2034”
raporunun Türkiye değerlendirmesinde; önümüzdeki 10 yılın
projeksiyonu çizildi. Rapor’da 10 yılın küresel tarım sektöründe
hem fırsatların hem de risklerin yoğun olacağı bir dönem
olacağına dikkat çekilerek, “Türkiye’nin bu dönemde rekabet
gücünü koruması, yenilikçi üretim teknikleri, sürdürülebilirlik
odaklı politikalar ve pazar çeşitlendirme stratejileri ile
»
mümkün olacaktır... tespitinde bulunuldu.
TİM Tarım Kurulu tarafından hazırlanan rapor,
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Ticaret tarafında, küresel tarım ürünleri ticareti
ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) büyümeye devam edecek olsa da, gıda güvenliği
tarafından yayımlanan “Tarımsal Görünüm 2025– endişeleri ve çevresel sürdürülebilirlik kriterleri
2034” raporunun özetinden oluştu. pazar erişiminde yeni kurallar getirecektir.
Karbon ayak izi ölçümleri, izlenebilirlik
Raporun önsözünde içerikle ilgili şu bilgilere sertifikaları ve çevre standartları, uluslararası
dikkat çekildi: ticarette rekabetin şekillenmesinde giderek
İklim değişikliği, gıda güvenliği, sürdürülebilir daha fazla rol oynayacaktır.
üretim teknikleri ve uluslararası ticaretin değişen
dinamikleri, önümüzdeki on yılın tarımsal Fiyat beklentileri, çoğu tarımsal emtiada
gündemini şekillendirecek temel faktörler olarak nominalde kademeli artış, reel olarak ise görece
öne çıkmaktadır. istikrar yönündedir. Ancak kısa vadede iklim
olayları, enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler
OECD-FAO Tarımsal Görünüm 2025–2034 raporu, fiyatlarda önemli dalgalanmalara yol açabilir.
küresel tarım ve gıda piyasalarında önümüzdeki
on yıla ilişkin önemli trendleri ortaya koymaktadır.
Raporda öne çıkan ortak mesaj, talep artışının
Türkiye açısından bakıldığında:
ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkelerden
• Tarım ihracatı açısından pazar
geleceği, arz artışının ise büyük ölçüde verimlilik
çeşitliliğini artırmak ve yüksek
kazanımlarına dayanacağı yönündedir.
katma değerli ürün segmentlerine
yönelmek öncelikli olmalıdır.
Küresel nüfus artışı, kentleşme ve gelir
seviyelerinin yükselmesi, gıda talebini istikrarlı
• Verimlilik artırıcı teknolojiler
biçimde artırmaya devam edecektir. Bu eğilim,
(sulama modernizasyonu, hassas
özellikle Asya ve Afrika kıtalarında belirgin
tarım, dijital izleme sistemleri)
olacaktır. Yüksek gelirli ülkelerde ise tüketim
yaygınlaştırılmalıdır.
artışı sınırlı kalacak, ancak ürün çeşitliliği ve
katma değerli ürünlere yönelim artacaktır. Üretim
• İklim değişikliğine uyum stratejileri
cephesinde, tarımsal büyümenin ana kaynağı
geliştirilerek kuraklık ve aşırı
verimlilik olacaktır. Teknolojik gelişmeler, hassas
hava olaylarının etkileri minimize
tarım uygulamaları, genetik ıslah ve dijitalleşme,
edilmelidir.
üretim miktarını artırırken girdi maliyetlerini
düşürme potansiyeline sahiptir.
• Ticaret diplomasisi, yeni pazar
fırsatlarını değerlendirmek ve
Ancak iklim değişikliği, su kaynaklarının zalması,
sürdürülebilirlik standartlarını
toprak verimliliğinin düşmesi ve biyolojik riskler
karşılamak için aktif biçimde
(zararlılar, hastalıklar) önümüzdeki dönemde arz
kullanılmalıdır.
güvenliğini tehdit eden başlıca unsurlar olarak
öne çıkmaktadır.
www.time-medya.com 79

