Page 51 - Turkiye Guveninin ONCU MARKALARI
P. 51
Ürettikleri ürünlerle Türkiye sınırında kalmadıklarını, dünyaya da açıldıklarını vurgulayan Özdemir,
“ASPİLSAN dünyada teknolojilerin müşterisi değil, teknolojilerin kurucusu. Biliyorsunuz depolanabilir
enerji 21. yüzyılın petrolü. Biz bu değişimin seyircisi değil, bu değişimin direkt taraflarından biri olmak
üzere çalışıyoruz.” dedi.
Özdemir, dünyadaki değişime yabancı kalmadıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Bu değişimi Türkiye’de, dünyada tutup sürükleyen belli başlı kuruluşlardan biri ASPİLSAN Enerji. Biz
de yapmış olduğumuz anlaşmalarda teknolojiyi sadece tek taraflı transfer eden değil, aynı zamanda
üçüncü ülkelere ihracatını gerçekleştiren bir kuruluşuz. Yakın zamanda Güney Kore’de yaptık. Bu
sözleşmede Güney Kore Büyükelçimiz Murat Tamer beyin çok büyük desteklerini gördük. Murat bey,
Güney Kore’den Türkiye’ye yapılan teknoloji transferlerinde üçüncü ülkelere çıktılarının ihracat olarak
görüntülendiği ilk sözleşmenin ASPİLSAN Enerji tarafından yapıldığını söyledi. Bu bizi gururlandırdı.”
İhracatla daha çok anılan bir şirket olacağız
Bağımsız tedarik zincirinin önemli fabrikalarından birinin ASPİLSAN olduğuna dikkati çeken Özdemir,
şunları kaydetti:
“Yine yakın zamanda NATO’nun kendi paydaşları içerisinde kullandığı enerji kaynakları, pil, hücreler,
bataryaların Çin’den bağımsız tedarik zincirleriyle üretilmesini istiyor. Önümüzdeki yıllarda, gelecek
yıldan başlamak üzere bu yönde çok büyük bir talep var. Biz de başta Romanya, ABD, Avrupa olmak
üzere, bu ülkelere yüksek teknoloji ürünleri, gerek yarı mamul elektrot şeklinde gerekse son ürün,
hücre ve batarya şeklinde ihracata başladık. Bu da ASPİLSAN Enerji’nin kritik durumunun uluslararası
anlamda bir göstergesi.
ASPİLSAN’daki gibi nitelikli bir pil üretim tesisi ve nitelikli personel dünyada sayılı, nadir ve Asya
dışına çıktığımız zaman bulunması da imkansız. Halen ABD de dahil o yüksek teşvikler, destek
mekanizmalarına rağmen bizim bu fabrikada yaptığımız üretimi yapabilen fabrikaları bulunmuyor.
Biz de yine bu ekosistemlere, buradaki pazarlara erişecek anlaşmaları, imzaları attık. Önümüzdeki
yıllardan itibaren ihracatla daha çok anılan bir şirket olacağız. Savunma Sanayii Başkanımızın
söylediği gibi ‘İhracat bir ticaret değil, jeopolitik dayanıklılıktır.’ Biz de bu motivasyonla faaliyetlerimizi
sürdürüyoruz.”
Bugün bilgi güçtür, veri güçtür
Bu çalışmaların yalnızca yurt içindeki şebekeyi yerli altyapıyla desteklemekle sınırlı olmadığını
vurgulayan Özdemir, “Avrupa ve diğer potansiyel müşterilerimize de ulaştırmak için bu fuarı bir fırsat
olarak değerlendiriyoruz.” dedi.
Özdemir, bölgedeki savaşların Türkiye’ye “kendi göbeğini kesmeyi” öğrettiğini ifade ederek, “Artık
savaş bombalarla, mühimmatlarla olduğu kadar sahada istihbaratla, yazılımla, donanımla, bu
tür teknik kabiliyetlerle de yapılıyor. Aslında en büyük istihbarat şebekesi mobil ve dahili iletişim
ağlarıdır.” şeklinde konuştu.
İletişim ağlarının güvenliğini sağlamak için yazılım, donanım ve bataryalarıyla uçtan uca yerli bir
sistem gerektiğine işaret eden Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:
“O yüzden ASPİLSAN Enerji, şebekede kullanılan depolama sistemlerinin milli yazılımlarla birlikte
ayağa kaldırılması konusunda önemli bir sorumluluk alıyor. Bugün bilgi güçtür, veri güçtür. Dolayısıyla
bu taşıdığınız bilgiyi güvenli ortamlarda, güvenli cihazlarla birlikte kurmanız gerekiyor. Tam da
ihtiyacınız olduğu gün şebekenin ayakta kalması için mutlaka milli çözümlerle gitmek zorundayız.
Şebekemize güvenle koyabileceğimiz yazılımı, donanımı bize ait ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne
hizmet eden sistemleri üretiyoruz.”
www.time-medya.com 51

