Page 72 - Gıda, Tarım & Haynacılık
P. 72
Sorunlar:
Süt sektöründeki başlıca sorunlardır şunlardır:
• Süt işletmelerinin dağınık olması, kalite düşüklüğü, fiyat istikrarsızlığı, yüksek maliyet, süt
arz talep dengesizliği (hayvan laktasyon düzensizliği, verim düşüklüğü), kayıtdışılık, bilgi
eksikliği, hayvan hastalıkları olarak sıralamak mümkündür.
• Devletimiz son yıllarda hayvancılığa verdiği desteklerle işletmelerin büyümesine ve
mevsimselliğin önüne geçilmesi için tedbirler almakla birlikte çiğ sütün tepe noktasına
geldiği Mayıs ayı ve dip noktasına geldiği Kasım ayı arasında %25 arz farkı bulunmaktadır.
Talep ise Eylül- Ekim aylarında artmaktadır. Bu noktada devlet politikaları çok önemlidir.
Çiğ sütün arzı daha dengeli hale getirilmeli, son yıllarda uygulamaya konulan çiğ sütün
fazla olduğu dönemlerde gerek süt tozu teşvikleri ve gerekse okul sütü gibi projeler istikrarlı
bir şekilde devam ettirilmelidir.
• Okul sütü projesi, süt içme alışkanlığının devam ettirilmesi yoluyla sağlıklı nesil
yetiştirilmesine yardımcı olurken, sektörün arz fazlası olan dönemde fazla sütün bir kısmını
piyasadan çekerek, aynı zamanda süt hayvancılığının gelişmesine de imkân sağlamaktadır.
Bu sebeple okul sütü programı bütün yılı kapsayacak şekilde bütün yıl uygulanmalıdır.
• İhracatta, ıslak ürün tabir ettiğimiz peynir, yoğurt, ayran gibi ürünlerimize rekabet
gücü kazandırılması için teşvik sistemi getirilmelidir. Böylece içerideki çiğ süt fazlalığı
değerlendirilmiş olup çiftçinin ürününün değer fiyata gitmesi sağlanmalıdır. Çiğ süt üretimi
sanayicimiz için gerekli olduğu kadar kırsal kalkınmamız için de şarttır.
• Süt sektörünün gelecekte iç pazarda büyümesine tehdit oluşturan başlıca unsur beslenme
ve sektör konusunda halkın yanlış bilgilendirilmesidir. Ülkemizde gıda güvenliğinin herhangi
bir alanında hiçbir uzmanlığı olmayan tanınmış bir kimi okumuşlar ve akademisyenler
kendilerince geliştirdikleri bilim dışı teorilerle adlarını gündemde tutma saikiyle endüstriyel
ambalajlı süt ve süt ürünlerini karalamakta “tazelik ve doğallık” gibi kavramlarla
izlenebilirliği hiç olmayan gıda güvenirliğinden yoksun kimi ürünleri “doğallığı” öne sürülerek
son zamanlarda giderek artan oranlarda teşvik edilmektedir. Ne yazık ki ülkemizde böyle
bir akım oluştu. Sözde halkımızın sağlıklı beslenmesine katkı sağlamak amacıyla yapılan
tüm bu yayınlar, sınır tanımayan eleştiriler nedeniyle insanlarımızı özellikle hayvansal gıda
tüketiminden tamamen uzaklaştıracak boyutlara ulaşmıştır. Ülkemizde gıda konusunda
kaosa doğru giden bir bilgi kirliliği mevcuttur. Bunu önlemenin yolu, uzman olmayan
kişilerin kişisel görüşlerini genel yayın araçları yoluyla dile getirmeleri önlenmelidir.
• Sektörün ikinci büyük sıkıntısı kayıt dışılıktır. 2014 yılında üretilen 18,5 Milyon ton sütün
ancak 8,7 milyon tonu süt işleme tesislerine gelmiştir. Kayıt dışılık haksız kazancın yanında
gıda güvenliğini de tehdit etmektedir. Bunun için merdiven altı üretim ve merdiven altı
üretime karşı farkındalık artırılmalı, denetimler sıklaştırılarak devam ettirilmelidir.
• Çiğ süt arzı ve talebi mevsimsel olarak değişmekte olup fiyatta buna göre oluşmaktadır.
Bunun için çiğ süte bütün dünyada olduğu gibi müdahale kuruluşu oluşturulmalıdır.
• Süt sektörünün sorunlarının çözülmesi için tüm paydaşların katılımı ile sektöre sürdürülebilir
bir rekabet gücü kazandıracak ve kaliteli üretimi esas alacak «SÜT EYLEM PLANI»
hazırlanmalı ve uygulamaya konulmalıdır.
72 2023’E KALA: GIDA TARIM & HAYVANCILIK

